27.4 C
New York kenti
Salı, Ağustos 16, 2022

Alerjisi olanlara Covid-19 aşısı uyarısı

Türkiye Ulusal Alerji ve İmmünoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Şekerel, alerjisi olanların COVID-19 aşılarını muhakkak hastanelerde olması gerektiğini söyledi.

Türkiye Ulusal Alerji ve İmmünoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Şekerel, aşılara karşı gelişen şiddetli alerjik reaksiyonların oldukça nadir olduğunu ve anafilaksinin yaklaşık 1 000 000 doz aşı uygulamasının 1,3’ünde meydana geldiğini açıkladı.

Pfizer/BioNTech ve Moderna’nın mRNA aşılarında bu riskin milyonda 11 olduğuna dikkati çeken Şekerel, şu bilgileri verdi:

“Diğer bir ifade ile rutinde kullanılacak olan aşılardan on kat daha yüksek bir risk var. Ancak bu farklılık aşının yapıldığı etken yani koronovirüs ile ilişkili değil. Aşının üretimindeki yeni teknikten ileri geliyor. MRNA aşılarında RNA’nın yıkımını önlemek için etrafına sarılan lipid yapıdaki kılıfta bulunan ‘PEG’ isimli bir maddeden ileri geliyor. Ülkemizde kullanılacak olan CoronaVac aşısı eski teknik ile üretiliyor ve teorik olarak mRNA aşılarındaki gibi yüksek bir risk beklenmiyor. Ülkemizde CoronaVac aşı uygulanmasının başlaması ile bazı meslektaşlarımızdan kimi alerjik reaksiyonların olduğu duyumları aldık.”

Herkese alerjisi olup olmadığı soruluyor

Aşıya bağlı istenmeyen reaksiyonların Sağlık Bakanlığınca izlendiğini vurgulayan Şekerel, şu bilgileri verdi:

“Bugüne değin ülkemizde uygulanmakta olan aşıya bağlı ne ölüm ne de riskin yüksek olduğuna dair bir bildirim geldi. Bu konu da açıklama yapabilecek bir diğer kurum aşı üreticisi olan Sinovac firması ya da bu aşının yapılmaya başlandığı diğer ülkelerin sağlık otoriteleri olabilir. Ama hiçbirinden bu biçimde bir risk açıklaması gelmedi. Başka bir ifadeyle CoronaVac aşısı ile alerjik reaksiyon yaşaması beklenen bir grup tanımlanmadı. Şu anda ülkemizde aşı yapılmadan önce, özellikle aşıya ya da içerdiği bileşenlere karşı bilinen herhangi bir alerjisi olup olmadığı soruluyor. Bugüne kadar herhangi bir maddeye veya besine alerjisi bulunanların muhakkak aile sağlığı merkezleri yerine hastanelerde aşı olmalarını tavsiye ediyoruz.”

Türkiye’de vatandaşların üçte birinde alerjik nezle, astım, deri ve besin alerjileri gibi rahatsızlıkların olduğunun bilindiğini anlatan Şekerel, “Bu kişilerin COVID-19 aşıları için risk altında olduklarına yönelik bir kanıt yok. O yüzden aşılarını gönül rahatlığı ile randevu aldıkları aile sağlığı merkezlerinde yaptırabilir” dedi.

“Alerjik reaksiyonlar aşı uygulamasından sonraki 30 dakika içinde yaşanır”

Şekerel, tüm şiddetli alerjik reaksiyonların aşı uygulamasından sonraki 30 dakika içinde yaşanacağını, bu sebeple bütün dünyada aşılama sonrası her kişinin en az 30 dakika süreyle izlenmesinin yaygın bir uygulama olduğunu ifade etti.

Bu sebeple aşılama yapılan tüm sağlık tesislerinin hem alerjik reaksiyonları tanıyacak eğitimli personel hem de uygun tedavi ekipmanı ile donanmış olduğunu dile getiren Şekerel, şunları anlattı: “Bu durum, COVID-19 aşıları dahil olmak üzere tüm aşılar için geçerli. Ülkemizde aşılamanın yaygın yapıldığı aile sağlığı merkezlerinin bu donanıma sahip olduğunu biliyoruz. Mevcut veriler kullanmakta olduğumuz aşının güvenli olduğunu ve ciddi güvenlik endişeleri olmadan iyi tolere edilebileceğini düşündürmektedir. İnsanların, besinler ve ilaçlar da ilk sırada olmak üzere çok çeşitli maddelere alerjisi olabilir. Bir kişinin aşı maddesine karşı bilinen bir alerjisi var ise, o kişiye o aşıyı yaptırmaması öneri edilir. Ama aşının muhakkak yapılması gerekiyorsa kademeli dozlama denilen değişik bir yaklaşım ile aşı uygulanması düşünülebilir. Aşının gerçekten anafilaksiye neden olduğu ispatlanırsa bu kişilere aşının ikinci dozu verilemeyebilir. Bununla beraber, hekim tercihi ile kademeli dozlama gibi özel yaklaşımlar kullanılarak aynı aşının sonraki dozu uygulanabiliyor.”

İlginizi Çekebilir

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON YAZILAR